DİZİ / FİLM

WITCHER

witcher ı çoğu kişi gibi bende çok övülen ve yılın oyunu seçilen wild hunt ile tanıdım. çok güzel hikayeler vardı. özellikle yan hikayelerinde geçen iki tane senaryo vardı ki, vay be adamlar ne yazmış demiştim. biri, iki aşığın hikayesi ve kızın kulede içtiği ilacın etkisiyle diri diri fareler ce yenmesi, ruhunun huzur bulmaması sonucu geri dönmesi, bu kule görevi esnasında geralt ın yataga attı hos bir cadıyla da ters düşüp onu öldürmesi. diğeri de bol bol diyaloğa girdiğimiz zengin bir lordun, görevimizi bitirip mutlu bir son beklerken, ailesinin trajedisini atlatamayıp kendini asması ve halkının kendisiyle dalga geçmesi. oyun rpg mantığında olduğundan seçtiklerim le başka bir sonuca da varabilirdim. ama düşünün bunlar sadece yan görevlerde karşımıza çıkan hikayelerdi. daha bu evreni başlatan romanları ve çizgi romanlarına yansımasını da katarsak. dizisine on sezonluk malzeme çıkar. game of thrones a benzetilmesinin en büyük sebebi ise fantastik dünyayı bize gerçekci bir şekilde yansıtması. bir lord of the rings gibi masalsı bir anlatım yok bu dizilerde. bize hayatın acımasızlığı ile bütünleştiren bir fantezi dünyası sunuluyor. anti kahraman ilkelerini tümüyle bize yaşatan geralt karakteri, hem fiziksel hem de zihin olarak kendini en iyi geliştiren witcher. bu yüzden sayıları iyice azalan bu topluluk arasında adı en çok anılsa da, ister istemez diğer witcher karakterleri de belli bir karizmaya erişiyor gözümüzde. aynı kimmeryalı olmasıyla övünen efsane conan karakteri gibi. olur da çizgi romanların da kendisi gibi bir kimmerya lı karakter görürsek hemen ilgimizi çekerdi.

belki oyunun çok etkisinde kaldım bilmiyorum ama yennefer karakteri için seçilen hatun pek olmamış gibi geldi bana. latin şarkıcı camila cabello yu andırıyor ve akabinde sanki havana şarkısı çalacakmış gibi. başlarda bir çok aday ve yakıştırılan aday arasında henry cavill olmaz diyordum ama şimdi düşünüyorum da çok yakışmış bu diziye. karakterin karizmasını daha da arttırmış. ikinci sezon umarım kısa sürede gelir ve kaer morhen da zorlu witcher eğitimlerinide görebileceğimiz bir sezon olur.

140 JOURNOS – EŞŞİZ BİR YOUTUBE KANALI

Özellikle nabıcaz be kamil videosu ile hem duygulandıran hem düşündüren, müzikleri ve sekanslarıyla adeta televizyonculuk dersi veren bir bölüm olmuştur. her gurbette yaşanan memleket özlemini, özellikle bu gurbete gidiş gidenin tercihi değil de mecbur kaldıysa, öyle bir can yakar ki işte bunu görür, yaşarsınız bu bölümde. almanya ferahmış, çağdaşmış, dinlemez gönül, geçmişin izleri atılamaz, kanar durur, yaşatılan haksızlıklarla tüketir sizi. öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, herkesin eleştirdiği, ileri toplumlara gıpta ettiği, yakındığı ama düzeltmek için de bir şey yapamadığı bir coğrafya burası. siyasi tarihe baktığında, atatürkten sonra hep kötü yönetilen, krizlerle, yobazlıkla, cahillikle bezenen, zor hayat koşulları ve arkadan bıçaklayan insanlarla uğraşan bir toplum düzeni. ilk dünya savaşından ve öncesi osmanlıdan beri. aydını nın mahkum, başarının cezasız kalmadığı bir coğrafya bu. düşünün ikinci dünya savaşı yıllarında bile dünya kaynarken, biz kendi içimizde hala kriz ve haksızlıklarla boğuşuyorduk. o yıllarda büyük edebiyatçı, sabahattin ali ye yapılan zulmün ve onu ölüme sürükleyen acı hayat hikayesini okuyun. işte aynı mantalite ve düzenin aradan yüz yıl geçse de değişmemiş ve hala ders almadığını göreceksiniz.

Follow https://logalone.com/

Get new content delivered directly to your inbox.

%d blogcu bunu beğendi: