LOG ALONE

ÇİZGİ ROMAN / ANİMASYON
RETRO ANALİZ
HAREKETLI GÖRSEL VE ANALİZLER İLE OKUMANIZ GEREKEN E MAGAZİN
FİLM / DİZİ ANALİZLERİ
OYUN ANALİZLERİ

ÇİZGİ ROMAN

Genelde çizimin hikayenin önüne geçtiği bir sanat dalı olsada istisnalarına oldukça rastlanmakta. Konusu çok güzel de olsa ya da sevdiğin bir yazar da yazmış olsa çizimler ve renklendirme hoşuna gitmediyse hikayeye ısınamazsın bir türlü. Özellikle bazı çizerler varki isimlerini görünce zaten o çizgi romana yönelirsiniz. greg capullo, john buscematodd mcfarlanejim lee,  kurt busiek, alex ross gibi mesela.

THE WALKING DEAD

kimsenin beklemediği bir anda 193. sayısı ile sonlandı bu uzun seri. yaratıcısı robert kirkman bile önceden okuyuculara sezdirmeden, birden bitirme kararı ile artık tadında bırakmak istediğini ve dizisi içinde çok uzun süre devam etmeyeceğini kitap sonundaki yazılarında belirtmiştir. yılların alışkanlığı ile takip eden kitleden biri olsam da, gerçekten artık o ilk zamanlarındaki keyfi alamıyorduk, tadı kaçmaya başlamıştı. çok doğru bir karar oldu bence.


zaten 191. sayısında rick grimes ın sıradan bir piçin kurşunları ile kimsenin beklemediği bir şekilde ölmesi tüm okuyucularda bir şok ve tepki dalgası yaratsa da, kirkman açıklamasında , game of thrones a da atıfta bulunarak, bu serinin en büyük özelliği ve bu kadar popüler kalmasının sebebini beklenmedik ölümler ve hikayelerin okuyucuda ters köşe yapması olarak belirtiyor. zaten artık rick de yok, oğlu carl üzerinden nereye kadar devam eder diye düşünürken, iki bölüm sonrası da bitti. çok istikrarlı bir seriydi. bu arada okumayanlar için bir dipnot, dizi ile çizgi roman arasında çok fark var, dizide ölen karakterlerin çoğu çizgi roman da devam ediyor, şu an dizide hala whisperers terör estirirken, çizgi romanda bu ekip çoktan yok olmuş, farklı bir yapılanma ve şehirler keşfedilmiş, ölülerden çok, insan topluluklarının çekişmesi ve iktidar mücadelesi devam ediyordu. açıkca çizgi romanını diziden çok daha sürükleyici buluyordum, sonuçta dizide ki elli dakikayı doldurmak için gereksiz dialoklar gerekiyordu ama çizgi romanında bu dialoklar tadında bırakılarak hikayelerin varacağı noktaya daha çabuk ulaşabiliyorduk. son bölümde, sonunda istenilen düzen oluşturulmuş, zombiler artık mazide kalmış ve eski toplum düzenine geri dönülmüş, tabi rick grimes da bir efsane olmuş ve bu yaratılan düzenin onun eseri olduğunun herkes farkında.seride benim için tam aydınlanmamış bir husus, sadece ilk zombiler nasıl oluştu, bunlara sebep olan neydi, kimisi fear of the walking dead de açıklandı diyebilir, işte uyuşturucadan , sonra çığ gibi yayıldı vs.. ama yinede kirkman bunun için özel bir sayı çıkarabilir ve tam detayıyla anlatabilirdi. çizeri içinde ayrı bir parantez açmak lazım ne istikrarlı adammış. bunca sayı tek kalem, tek çizim, takdire şayan bir iş çıkardılar.

THE BATMAN WHO LAUGHS

ilk olarak dc’nin metal serisinde çıkan , alternatif bir dünyada batman ve joker karışımı bir villain. çıkış hikayesi, metal serisinin ve belkide çizgi roman dünyasının en tüyler ürpertici senaryolarından biridir.

yaratıcısı scott synder karakterinin bu kadar popüler olacağını düşünürmüydü bilinmez ama son yıllarda batman who laughs yani gülen batman, adı da bir o kadar ilginç, dc evreninde oldukça popüler. bu aslında, dc’nin joker ve lex luthor dan sonra açıkcası pek kayda değer villain çıkaramadığını da gösteriyor.bu arada, karakter mortal kombat 12 oyununun da da yer alacak.

SPAWN

Çizgiroman tarihinde bir milat denilebilir. anti hero karakterlerin artmasına sebep bu karakter karizma da batman ile kapışacak kalitededir. özellikle todd mcfarlane ve greg capullo çizimli ilk 100 sayı klasiktir. Malebolgia nın ölümü, sonraki sayılarda karakterlerin evrimi,mammon un perde alması ve al simmons ın intiharı ile bir ara kotayı doldurmuş gibi gözüksede her zaman kütüphanede yerini saklayacaktır.long live al simmons. animasyonun da aynı kaliteyi yaşatmış ve o koyu karanlık atmosferi sunmuştur.özellikle animasyonda seslendirme ve filminde de al simmons rolündeki michael jai white ve violator rolünde john lequizimo çok başarılıdır. gerçi 2020 da yeni filmi geliyormuş hayırlısı bakalım. 300. sayısını greg capullo çizmiş ve çizgi roman tarihinde, yaratıcısının devam ettirdiği en uzun seri ünvanını kazanmıştır. Todd Mcfarlane için ayrı bir parantez açmamız gerektiğini düşünüyorum.

yukardaki görsel spawn ın ilk sayısına ait. Genç Kanadalı çizer Todd Mcfarlane o yıllarda, ki bu yıllar, hep özlediğimiz o kalite kokan 90 lar yani, çizgi roman tarihinin altın yıllarıdır, işte bu zamanlarda, çizimleri ile çok takdir topluyordu. abartılı çizimlerindeki sıradışılık ve detaylar, okuyucuya oldukça cazip geliyor ve çıkan o sayının, tirajını arttırıyordu. sırf bu yeteneği mcfarlane i, o zamanlar satışında düşüşler yaşayan spider man in başına gelmesini sağladı. Başlarda sadece çizer olan konumu zamanla, hem yazar hem de çizer olarak, spiderman in dallanıp budaklanan; amazing spider man, spectacular spider man ve peter parker spider man sayıları arasında kendine yer açarak, bir yeni seri daha eklenmiş ve giderek ustalaşan todd web of spiderman in başına gelmişti. Daha o genç yaşında, dünyaca tanınan bir karakteri, hem çiziyor hemde yazıyordu. Bu sayılar bir zamanlar ülkemizde bir numara yayıncılık tarafından da bizlere ulaştırılmıştı.

Hikayeleri başlarda çok takdir görmesede, çizimleri spider man i çok iyi yansıtan, özellikle detaylı ağ çizimleri ile okuyuculardan çok beğeni topluyordu. Todd, spider man e, spider man todd a çok iyi uyum sağlamıştı kısacası.

KLASİKLEŞEN MACFARLANE İMZALI SPİDER MAN KAPAĞI

Zamanla Mcfarlane spiderman i çok sevdiğini söylese de daha özgür kalmak, eşşiz çizimleriyle kendi dünyasını çizgi romanlara yansıtmak istiyordu. Daha gerçekci karakterler ile cinayetlerin, zamansız ölümlerin olduğu bu karanlık dünya pek spider man ve marvel evrenine uymuyordu. Todd un arası stan lee ile iyi olsa da, diğer üst kademeye sözünü geçiremiyordu. örümcek adam ın , wolverine ile buluştuğu bir sayı da, olağan şüpheli koca ayağın peşine düşüyorlar ve yolun sonunda asıl suçlunun sapık bir katile kadar uzandığı bir hikayeye dönüşüyordu. Mcfarlane in alışılan detay ve abartı çizimlerine bu sefer oldukça kanlı ve karanlık atmosferler de ekleniyordu. Marvel yönetimi ile olan anlaşmazlıkları, kendisi gibi özgür kalmak isteyen diğer çizerlerin de etkisiyle (bunların arasında efsane çizer jim lee ve yarattığı wildcats de var) kendi dünyasını yansıtma azmi ,image comics ve spawn ile onu zirveye taşıyacağı, marvel-dc gibi çizgi roman titanlarını bile şaşırtacak bir başarı hikayesi bekliyordu. İkinci sayfada spawn karakterine daha detaylı bir inceleme ile bakacağız.

KİMMERYALI CONAN

ANTİ KAHRAMAN DOSYASI

ilkel çağların yenilmez kahramanı

BOARDREKLAM